DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 17°C
Az Bulutlu

Yüksel “Yeni Kimlik Kazandıracağız”

Yüksel “Yeni Kimlik Kazandıracağız”
20.12.2020
118
A+
A-

Farklı Bir Pencere’nin ilk konuğu Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel oldu. Süleymanpaşa’da vizyon projeler , yatırımlar ve oluşturulmak istenen kent kimliğinde nasıl bir yol izleniyor? Özel yaşantısında nasıl biri? Neler yapıyor?

Sadece Belediye Başkanı kimliği ile değil, Cüneyt Yüksel kimliği ile de merak edilen ne varsa sizler için sorduk. Samimi açıklamalar eşliğinde güzel bir röportaj gerçekleştirdik.

İyi okumalar dileriz

Seral Barış: Cüneyt Yüksel Kimdir?

Cüneyt Yüksel: 1977 yılında İstanbul’da doğdum. Babam Selanik Göçmeni, annem ise Rizelidir. Anne tarafım Kafkaslardan konya’ya daha sonra ise Rize’ye yerleşmiş. Baba tarfım ise Osmanlı-Rus harbi savaşı sonrası Tekirdağ’ın Çanakçı Mahallesine göç ederek hayatlarını bu mahallede devam etmeye başlamış .

S.B : Nasıl Bir Hayat Hikayeniz Var?

C.Y : Dört kardeşin en büyüğü benim.İki kız kardeşim ve bir erkek kardeşim var. Anne ve baba tarafının ilk torunu da benim. Çocuk ve torun olarakta ailenin en büyüğü ben olduğum için fazla sorumluluklarım var. Ben 19-20 yaşımdayken babam vefat etti. O zorlu dönemden itibaren kendi ayaklarım üzerinde durmaya çalışıyorum. Babamın vefatının ardından yaşadığım o zorlu süreçte amcam hep yanımda oldu ve büyük destek sağladı. Amcam ile beraber hem gıda hem de inşaat sektöründe uzun yıllar faaliyet gösterdik. Siyasete girince tercihlerde bulunmak zorunda kalıyorsunuz ve bende bir tercihte bulundum.

S.B: SİYASET YOLCUĞUNUZ NASIL BAŞLADI

C.Y. : Siyaset ile ticareti bir arada yürüten birini daha tanımadım. Bende siyaset ve ticareti bir arada götüremedim. Biz Tekirdağ da inşaat sektörüne başladığımızda şehirde bu mesleği icra eden bir kaç kişiydik. Bir zaman sonra siyaset bende ağır bastı. AK Parti de siyasetin en tabanı okul sorumluluğudur, Sandık kurulu üyeliğidir. Ben en tabandan başladım ve AK Parti İl Başkanlığı görevine kadar geldim. AK Parti İl başkanlığı görevinden ise Süleymanapaşa Belediye Başkanlığı görevine geldim. Ben neredeyse AK Parti siyasetinin her bir kademesinde görev aldım. Ömrümün dörtte biri AK Parti de siyaset ile geçti. Şunu da belirtmem lazım insanların yüzündeki o mutluluğu gördüğüm an herşey değişiyor. Allah razı olsun kelimesini duymak kadar güzel bir şey yok. Şehirde yapılan birçok işte imzam var. Bunu ukalalık olarak değil, gurur kaynağı olarak söylüyorum. Özellikle Şehir hastanemizde ve Hayrabolu yolu için en çok emek verenlerden birisiyim. Şehrimizde kurum binalarının eksikliği çok fazlaydı onların yapılması ile ilgili çok ciddi emekler verdim. Geriye dönüp baktığımda siyasette şehrime ne kazandırdım diyebildiğim çok emek var. Bu konuda da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, TBMM Başkanımız Mustafa Şentop’a ve Milletvekillerimize teşekkür ederim.

S.B : NASIL BİR AİLE YAŞANTINIZ VAR? ÇOCUKLARINIZ İLE NASIL VAKİT GEÇİRİYORSUNUZ?

C.Y : Ailemle birlikte Çanakçı mahallesine gitmeyi seviyorum. Açık havada bolca eğlenerek çocuklar ile ter döküyoruz.En çok bunu seviyoruz. Yeni nesil artık elektronik çağda yetiştiği için çocuklar oyun oynarken bende onlara oyunlarda eşlik ediyorum. Evde kedimiz ve kuşumuz, bahçede ise köpeğimiz var. Ailecek hayvanları seviyoruz. Çocuklarıma hayvan sevgisini aşılayarak büyütüyoruz. Benim için bir gerçek vardır Hayvanları sevmeyen insanları sevemez. Çocuklar konusunda eşimin hakkını asla ödeyemem Çünkü kızım Nisanur doğduğunda işlerim çok yoğundu eve çok fazla vakit ayıramadım, oğlum Muhammed doğduğunda siyaset ön plandaydı maalesef o zamanda çok vakit ayıramadım, en küçük oğlum Hamza doğduğunda ise AK Parti İl Başkanlığının en yoğun olduğu dönemdi. Hemen arkasından Belediye Başkanlığı seçimleri geldi. Ondan çocuklar konusunda eşimin hakkını ödeyemem. Hani derler ya Allah benden alsın ona versin. Benim tercihim kendimden ve ailemden daha çok milletimiz oldu, bunu kabul etmek lazım.

S.B: GÖREVE GELDİKTEN KISA BİR SÜRE SONRA BİR RAHATSIZLIK YAŞADINIZ. ŞUAN SAĞLIK DURUMUNUZ NASIL?

C.Y : Göreve geldikten kısa bir süre sonra kalbimle alakalı sağlık sorunu yaşadım. Anjiyo oldum 2 stent ve 3 balon işlemi yapıldı. Bu durum haricinde bir sağlık sorunum yok. Bizim ailemizde kalp rahatsızlığı yok ama ben hayatımı çok fazla stresli yaşıyorum. Uyku ile çok fazla aram yoktu ama son günlerde uyku düzenim oturmaya başladı. Pandemi dolayısıyla dışarıda daha az vakit geçirmeye çalıyorum.

S.B : ÇOK AKTİF BİR BELEDİYE BAŞKANISINIZ KENDİNİZDE BU KADAR ENERJİYİ NASIL SAĞLIYORSUNUZ? KENDİNİZE GÜNDE NE KADAR VAKİT AYIRIYORSUNUZ?

C.Y : En büyük sıkıntım kendime vakit ayıramamak. Önceden hobilerim vardı artık onlarda yok. Boş zamanlarımda çocuklarıma vakit geçiriyorum. Günde 16 saat çalışıyorum. Geri kalan 8 saatte ne kadar uyuyabilirsem o kadar uyuyabiliyorum. Aslında kendime çok vakit ayırmıyorum, vatandaşlarıma hizmet etmekten mutlu olduğum için bunu kendime ayırmış bir zaman olarak görüyorum. 19 aydır Süleymanpaşa Belediye Başkanıyım bu kentte çok ciddi işler yaptık. Bizden önceki Belediye Bakanının 5 yıl içerisinde yaptığını biz 1 yılda yaptık. Ortada şöyle bir gerçek var, yaptığımız işler sonucunda şehrin havası değişmeye ve şehir kendine gelmeye başladı.

S.B : PROJELERİNİZ NE DURUMDA?

C.Y : Kadın Yaşam Merkezi ve Emekli Aktivite Merkezi yapımına bu ay içerisinde başlayacağız. Şuan da projeleri çiziliyor.

Kadın Yaşam Merkezi ;

Şehrimizin batısında, doğusunda ve merkezinde olmak üzere 3 adet yapılmasını istiyorum. Kadın yaşam merkezinin yapımına ilk olarak Çınarlı mahallesinde başlayacağız. Kadınlarımız için çok önemli bir projedir. Maalesef bende dahil erkekler herşeyi kadınlardan bekliyor. Çamasır, bulaşık, ütü ve çocuk derken kadın kendisine vakit ayıramıyor. Hele birde kadın bir işte çalışıyor ise yandı. Bu durumun farkında olduğum için kadınlarımızıniçin böyle bir projeyi öngördüm.Kadınlar çocuklarını yaşam merkezinde bulunan kreşlere bırakarak yüzme havuzu, sauna, spor gibi faaliyetlerini yapabilecekler. Bu merkez sayesinde kadınlar hem kendisine vakit ayıracak hemde çocuklarına kreşte iyi bakılmış olacak. Böyle bir çalışma ile ayın belli günlerindekendilerine vakit ayırabilecekleri bir ortam üretmeye çalışıyoruz. Şehirde boşanma oraları çok arttı. Neden?Hhem ekonomik sıkıntılar var hem insanlar kendilerine, birbirlerine vakit ayıramıyorlar. Sevdikleri ile vakit geçirebilecekleri alanlar dar ve insanların bazen yalnız kalmaya ihtiyacı var. Maalesef bu zamana kadar bu konuda en ufak bir yatırım olmamış . Biz insanların kendileriyle ve aileleri ile vakit geçirebilecekleri alanlar üretiyoruz. Dolayısıyla bu şehir biraz daha sakin, biraz daha huzurlu ve bu konuda yaşanabilir bir şehir olacak.

Emekli Aktivite Merkezi ;

Projemiz bu yıl içerisinde başlanacak. Yaşlı ve emeklilerimiz içinde Kadın Yaşam Merkezinde verilmesi planan hizmetlerin aynısı bu merkezimizdede verilecek.

Gönül Evleri ;

Belli bir yaşta sonra huzur evi meselesi beni çok üzüyor ve pek sevdiğim bir konu değil. Bende yaşlanacağım çocuklarımın beni bir yerde bırakmasına gönlüm razı olmaz. En azından yaşlı vatandaşlarımızın belli günlerde dinlenebilecekleri, misafir edilecekleri gönül evleri projemiz var. İnşallah bu projemize 2022 yılında başlayacağız. Yaşlı vatandaşlarımıza gönül evlerinde fizik tedavi olanağı sağlanacak, ilaç kullanıyorlarsa ilaçları verilecek. Ben annemi, babamı, babannemi ve dedemi huzur evine bırakmam keşke babam yaşasa da sırtımda taşısam.. Yaşlı vatandaşlarımıza için bir iki gün değişiklik olsun diye hazırladığımız bir projedir. Allah nasip ederse 2022 yılı yatırım programlarına bu projemizi eklemek istiyorum. 5 Yıllık görev süremiz bittiğinde bu şehirden Cüneyt Yüksel ve ekibinin bir rüzgarı geçtiğini, Cumhur İttifakının bir rüzgarı geçtiğini buram buram hissedecekler. Bizim çocuktan yaşlıya, kadından erkeğe herkese dokunacak projelerimiz var.

Seleb;

Seleb projesinde ciddi bir yol katettik. Alternatif alanlar ile ilgili çalışmalar yürütülüyor. Toprak numuneleri alındı. Toprak numunelerinin değerleri çıktığında sadece TORSAB’ın durumunu beklemek kalıyor. Biliyorsunuz bir şehirde Organize Sanayi Bölgesi var ise Bakanlık ikincisinin kurulmasına izin vermiyor. Bizler Seleb projemizi anlatmaya devam edeceğiz. Projemiz için gerekli altyapımızı hazırladık ve yatırımcılar ile de görüşmelere devam ediyoruz.

Sürpriz ve iddalı Proje

Seyir terasımızı Kumbağ mahallemize doğru taşıdık hatta bir level daha büyüttük. Seyir terasımız ile ilgili çok tüyo vermeyeceğim sonra Kadir Başkan projemizi kapmasın. Projemizin yeride hazır 2022 yılı içerisinde olacak projelerimizden bir tanesidir. Bu konuda idda ediyorum Avrupanın en güzel projelerinden bir tanesi olacak. Ata tepe, Altınova sahil düzenlemesi, Dereağzı sahil düzenlemesi gibi çok projelerimiz var. Hepsi kendi bölümünde iddalı projeler. Trakyada ki en büyük AK Partili Belediyesi Süleymanpaşa dolayısıyla öyle parklar ile onlar bunlar ilegöstermelik açılışlarla bizim işimiz olmaz. Net iddalar ortaya koymamız lazım.

S.B : SÜLEYMAPAŞA SÜREKLİ FAALİYET HALİNDESİNİZ VE BU ÇALIŞMALAR SONUCUNDA KENTİN GÖRÜNTÜSÜ DEĞİŞMEYE BAŞLADI. HEDEFİNİZDE Kİ KENT GÖRÜNTÜSÜ NEDİR?

C.Y. : Seçim kampanyası döneminde çok az proje açıkladık.Benim listemde 100’ün üzerinde proje vardı şuan çoğunuda yapıyoruz. Seçim kitapçığımızda ise sadece 20 tane projemiz vardı ve açıklamadığım bir çok projemizi de hayata geçirdik. Millet Bahçesi projemiz Trakya’nın en iyi projelerinden bir tanesi olacak. Ata Tepe Avrupa’nın en iyi projelerinden bir tanesi olacak. Süleymanpaşa ilçesini hem Trakya’nın hem de yakın Avrupa’nın cazibe merkezi haline getirmeye çalışıyorum. Yakın zamanda Şehrimize gelen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ‘Senden beklentimiz çok fazla,buradaki hemşehrilerimizin hak ettiği hizmeti vereceksin’ dedi. Bu yüzden biz var gücümüzle çalışıyoruz. Süleymanpaşa bir çok kimliği içerisinde barındırıyor. Tarım,Turizm, Sanayi ve öğrenci kenti olan ve her birinde başarılı olmuş bir kent kimliğini yaratmaya çalışıyorum. Maalesef bende Büyükşehir Belediyesi olmadı için dar bütçe ile büyük projeler yapmaya çalışıyorum. Eğer Büyükşehir Belediyesinin de desteği olmuş olsa idi bahsettiğim bütün dallarda Trakya da belkide Marmara Bölgesinde belkide yakın Avrupa da en çok konuşulan ilçe olurduk. Limanlarıyla, deniz yoluyla, tren yoluyla ve Üniversitesi ile çok farklı bir yere taşınabilir. Biz birçok kimliği içinde barındıran ve sıkça isminden bahsettiren bir ilçe olmak istiyoruz. Kentimizin ana noktası olarak kentsel dönüşümünü tamamlamış bir Süleymanpaşa istiyorum. Bunu bir dönem içerisinde yetiştirme şansımız yok ama başarabilirsek en önemli yatırımlardan biri olacak. Kentimizde 62 bin bina var ve 26 bin bina 2001 yılı öncesi yapılmış. Öncelikli olarak 6-7 aydır üzerinde çalıştığımız en önemli konulardan biri budur.

S.B : ŞUAN BİR SALGIN DÖNEMİNDEYİZ VE SİZ BU DÖNEMDE NE GİBİ ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYORSUNUZ?

C.Y : Namık Kemal Üniversitesi ile yeni bir çalışma başlattık. Namık Kemal Üniversitesi konsantre dezenfektan imal ediyor. Bizde şehrin farklı noktalarına dezenfektan tankları koyduk. Vatandaşlarımız ihtiyaç duyduğu anda kullanabilecek. Ayrıca taksi, minibüs ve otobüs şoförlerimizde mevcut olan sprey şişelerinin dolumunu sağlayacakları ve araçlarını dezenfekte edebilecekleri ücretsiz bir sistem kurmaya çalışıyoruz. Dışarıdan satın alınan ürünlerde ne ile karşılaşacağınızı bilemiyorsunuz.
Ayrıca yeni bir ekip oluşturarak şehirde bulunan apartmanların dezenfektesini sağlayacağız. Salgın döneminin ilk maske üreten belediyesi biziz. Ekiplerimiz şehirde kapı kapı gezerek maske dağıtımında bulundu.

S.B : KENTİMİZDE CİDDİ BİR EKSİKLİĞİ HİSSEDİLEN GENÇLER İÇİN YAŞAM ALANLARI, SİZİN GENÇLER İÇİN PROJELERİNİZ VAR MI?

C.Y : Biz bu konuda iskelemizi faaliyete geçirdik. Pandemiden dolayı çok etkili kullanılamadı. Kışın iskelemizi kapatabilirdik ama ben özellikle pandemiden dolayı oturma alanlarını kapatmadım . Tedbirler eşliğinde faaliyetimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Şuan Atatürk Tuna boyu parkının son çalışma aşamasındayız. Bence burası şehrin en güzel yerlerinden biri olacak. Vatandaşlarım aileleriyle, arkadaşlarıyla, misafirleriyle oturup sohbet edebileceği seyir teraslarımız olacak. Yine o bölgede öyle bir projemiz var ki anlatamam. 2021 yılının Şubat veya Mart ayı içerisinde yapım tarihi konusunda netlik kazanmış olacak. Bence çok önemli bir proje olacak. O alana bir çay bahçesi daha yapıyoruz. Sadece o bölgede değil, Değirmenaltı mahallesinde de bir çalışma yürütüyoruz. Değirmenaltı-Dereağzı arası kafelerin ve yürüyüş yolunun olacağı muazzam bir proje geliyor. Artık eskisi gibi sosyal alan sıkıntısı yaşanmıyor.Şehir dışından misafirim geldi nereye götüreyim diye düşüneceğiniz çok fazla alternatif var. Eskiden gezmeye yerimiz yok ne yapacağız, nereye götüreceğiz diye düşünürdük ama artık çok alternatif alanlarımız var. Bu yaz bunu herkes çok rahat hissedecek.

S.B: TEKİRDAĞ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI KADİR ALBAYRAK İLE BİR DARGIN BİR BARIŞIKSINIZ. BU SÜREÇ BÖYLE Mİ DEVAM EDECEK?

C.Y : Liseli aşıklar gibiyiz. Kadir ağabeyi seviyorum yani Kadir Albayrak olarak seviyorum. Büyükşehir Belediye Bakanı olarak çok ters düşüyoruz. Özellikle 2021-2022 yılı bütçe konusunda beni çok üzdü. Süleymanpaşa’ya 2021-2022 yılı yatırımlarını öngörmedi. Bütçemiz nerdeyse ( 0 ) sıfır. Çok iyi bir adam, çok iyi bir insan ama çok iyi bir Büyükşehir Belediye Başkanı mı meselesini her zaman tartışırım. Gülseren Albayrak’ı ablam gibi çok seviyorum. Kadir bazende beni çok kızdırıyor. Adaletsiz davrandığı için çok kızıyorum. Ben kendim için bir şey istemiyorum ki. Şahsi bir beklentim ve çıkarımda yok. Ben Süleymanpaşa da yaşayan 205 bin kişinin hakkını savunmak ile hükümlüyüm.. Açıklanan 2021-2022 yılı bütçesinde bu şehirde yaşayan 205 bin kişinin kursağından kısarak ödediği vergilerin aktarıldığı pay Büyükşehir Belediyesidir. Neden Süleymanpaşalı vatandaşların ödediği vergiler karşılığında yatırım almamasına sessiz kalayım ki. Vatandaş beni haklarını savunabilmem için seçti. Dolayısıyla kızdığım konuda budur. Cüneyt Yüksel olarak Kadir Albayrak’tan bugüne kadar zerre birşey istemişliğim yok. Kendi milletim için birşey istiyorsam da kavga etmektende, laf söylemektende kaçınmam. Kadir Albayrak’ın yaşı benden büyük olduğu içinde bu tarz konuları seviyeli ilerletmeye çalışıyorum.

S.B : CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN KISA BİR SÜRE ÖNCE SİZDEN SİGARA BIRAKMA SÖZÜ ALMIŞTI ŞUAN SON DURUM NEDİR?

C.Y : Sigara çok zararlı bir mamül ve bende çok fazla içiyordum. Bende gençlerin kullanmaması için elimden geleni yapıyorum. Özellike spor aktivitelerine daha fazla vakit ayırmaları için uğraşıyorum. Sigarayı bıraktım diyebilirim.

S.B : GELECEK DÖNEM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI OLACAK MISINIZ?

C.Y : Benim en başından beri hedefim Süleymanpaşa Belediye Başkanı olmaktı. Bunu istememin en başlı sebeplerinden biri de Ekrem Eşkinat’ın şehire uygulamaya çalıştıklarıdır. Süleymanapaşa da yaşayan bir vatandaş olarak öyle uygulamalara çok üzülüyordum. Aslında o dönemde yapılamayan uygulamalar beni Belediye Başkanı olma düsüncesine teşvik etti. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı olmak istemiyorum. Ben son nefesimi bu şehirde vereceğim ve bu şehirde defnedileceğim. Dolayısıyla şehri yaşanabilir bir Süleymanapaşa haline getirdikten sonra ‘bu şehirde gerekeni yaptım’ demem lazım. Biz emir kuluyuz milletimiz nereye git derse biz oraya gideriz. Kalabilirsem bir dönem daha Süleymanpaşa Belediye Başkanlığı görevini yapmak isterim. Olmazsa da takdir ilahi. Böyle bir kararı milletimiz ve Cumhurbaşkanımız verecek. Böyle bir karara evet veya hayır diyebilecek makamda değilim. Cüneyt Yüksel olarak bir dönem daha Süleymanapaşada kalmam gerekiyor ki projelerimizin tamamını hayata geçirebileyim. Sonra bu şehirde üstüme düşeni yaptım diyebileyim.

S.B: SON OLARAK NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?

C.Y : Süleymanpaşa da yaşamak bir ayrıcalıktır. Küçük bir Türkiyedir Süleymanpaşa. Demokratik yapıya baktığımızda kentte Türkiye’nin her yerinden insanımız var. Bunun güzel tarafı ise herkesin Süleymanpaşalı olmasıdır. Yapı itibari ile yaşanabilecek ve insanların birbirleri ile uyum sağladığı bir kenttir. Ben Süleymanpaşada yaşamaktan ve evlatlarımın bu kentte büyümesinden dolayı çok mutluyum ve huzurluyum. Süleymanpaşa’nın sorunu sosyal aktiviteler, ekonomi, ve çalışma olanağının az olmasıdır. Kentin önceliği kentsel dönüşümdür. Burası birinci derece deprem bölgesinde olan bir kent. Ben Belediye Başkanı olarak üzerime düşeni çalışma arkadaşlarım ile yapıyorum. Şunu da ekleyeyim çok güzel Belediye Meclis üyelerimiz var. Siyasi görüşlerimiz farklı olsada hepimiz tek yüreğiz. Bu kentte Belediye Başkanı olarak iş yapıp vatandaşın yüzündeki o mutluluğu görmekte çok keyifli bir durum. Eğer birlik ve beraberliğimizi bu kararlılıkla sağlayabilirsek, partizanlığı kenara bırakıp milletimiz için çalışmaya devam edersek bu şehir bütün Trakya’nın göz bebeği olur. Bazen üzülüyorum yani arkadaş 10 yıldır bu şehiri sen yönetmişsin neden yapmadın da benim yaptığımı eleştiriyorsun. Sizde Yapsaydınız da sizde eleştirilseydiniz. Yapılan bu eleştiriler anlamsız. Bende insanım bende hatalar yapabilirim, kızabilirim, üzülebilirim, ağlayabilirim, gülebilirim. İnsanları oldukları gibi kabul etmek lazım. Cüneyt Yüksel 43 yaşında ve neyse o bu saatten sonra değişmez. Yapı neticem ile de kolay kolay kin gütmem.Gönül koyduğum insan vardır ama küs olduğum insan nerdeyse yok. Bağırırım,çağırırm ama sonra pişman olup gider özür dilerim. Kalbimde ne varsa dilimde de o vardır. İnsanların yüzüne söyleyemediklerimi arkasından söylemem. Varsa eğer yüreğin insanların yüzüne de söyleyebileceksin. Hz.Ali’nin bir sözü vardır ‘’ Alnıma yazılı olandan da yazılı olmayandan da korkmam, yazılı olan olacak önünde duramam,yazılı olmayan da olmayacak olan korkmama gerek yok’’ diyor. Dolayısıyla herkesi olduğu gibi kabul etmek insanların hataları varsa tatlı dil ile yüzüne söylemekten yanayım. Benim hatam var ise de tatlı dille yüzüme söylenmesinden yanayım. Tabi söyleyiş üslubu da çok önemlidir. Son olarak şunu diyebilirim ki ‘’Birlik ve beraberliğimiz açısından bu şehir bambaşka bir şehirdir.’’

     

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.